Gönderen: Hep Beraber | Ekim 19, 2009

BÜYÜK DOĞUMUN EŞİĞİNDE KÜRT HALKININ ROLÜ

DSC_6590Yazar: Mehmet AKAY

Cumhuriyet tarihinden buyana ilk kez Türk solu büyük doğumun eşiğindedir. Türk siyasetinin geldiği bugünkü durum bu süreci hızlandırdı. Solun savunması gereken evrensel demokratik değerler günlük siyasetin dayattığı çelişkiler sayesinde yeniden şekilleniyor. Gerçek sol demokratik değerler ve Kürt ulusal sorunu temelinde büyük yarılmayı yaşadığı gibi milliyetçilik ve Kemalizm ile olan göbek bağını koparmış bulunmaktadır.

Ergenekon davasının arkasında duran Ufuk Uras, Ergenekon davasında sessiz kalan Türk solunun kitle partisi olarak bilinen ÖDP’den kopmuştu. Bu Türk solunun militarizme bulaşmış kanadına indirilen önemli bir tokattı. Ufuk Uras ve DSİP askeri darbe ve girişimlere karşı yapılan kampanyaları örgütlemede gösterdikleri çaba Türk solunda evrensel demokratik değerlerin yeniden sahiplenilmesini gündeme taşımıştır.

Bütün bu süreç sokakta yapılan mücadelelerin sonucunda oluştu. Bunda kazanan Türk solu ve sosyalistleri oldu. Kürt halkının barış isteğini koşulsuz destekleyen bu demokratik ve devrimci sosyalist kanat solda yeni bir kitlesel parti için kolları sıvadı. Bir temas gurubu oluşturuldu ve demokratik kitle örgütleri ile sol partinin gerekliliği tartışıldı.

Türk solu ve sosyalistleri artık Kürt hareketine güven verecek şekilde yanında konumlandı. Ceylan Önkol için oluşturulan insan zincirine onbinlerin katılması ile bu sürecin en açık ifadesini önümüze sermiş bulunmaktadır. Kürt hareketinin barış çağrısı duyulmalıdır. Kandil ve diğer Avrupa’dan gelecek olan barış gurupları desteklenmelidir. Barış zincirleri oluşturmak bugün çok önemlidir. Yeni partinin temas gurubu Kürt halkının barış talebinin yanında durmalıdır. Kürt halkına güven vermeyi sürdürmelidir.

Yapılacaklar önümüze çok daha açık serilmiş bulunmaktadır. Tarihsel süreç artık bizden yana işlemektedir.

Devrimci sosyalistler bu yeni sol partinin içinde hatta en sıkı savunucusu olmalıdırlar. Örgütlenme disiplinini sağlayan günlük veya haftalık gazeteden bile vazgeçilebilinir. Devrimci sosyalistler fedakarlık yapmaları gerekiyorsa yapmalıdırlar. Önemli olan devrimci fikirlerin ve siyasetin dillendirilmesidir. Yeni partinin temas gurbu demokratik çoğulculuk ilkesini sürekli öne çıkarmaktadır.

Batı dünyasında yeni sol partiler (Fransa, Almanya, Brezilya, İngiltere, İskoçya) anti-kapitalist hareketlerin basıncının sonucunda ortaya çıktılar. Bizde anti-kapitalist hareket 10 binleri sokağa çıkardı. Küresel Barış ve Adalet Koalisyonu, Irkçılığa ve Milliyetçiliğe Dur De! Girişimi, Küresel Eylem Gurbu gibi anti-kapitalist olarak kendilerini tanımlayan diğer sivil inisiyatifler ile birlikte zaman zaman yüzbinleri bulan gösteriler ve kampanyaların altına imza attılar. Dolaysıyla Türkiye’deki ant-kapitalist hareketi küçümsememek gerekir.

Son IMF protestolarının katılımının sayıca az olması milliyetçi solun tavrının büyük ölçüde etkisi vardır. Onlar ikameci gelenekten geldikleri için IMF’e karşı mücadeleyi kendileri ile IMF arasından olacağını düşünmektedirler. Oysa IMF’e veya başka bir kapitalist kuruma karşı mücadele ancak işçi ve emekçi sınıfları kattığımız ölçüde kazanabiliriz. Biz sosyalistler ve solcular ancak bu süreci örgütlemek için seferber olmalıyız. Çünkü yeni sol, yeni bir dünya ancak aşağıdan emekçi ve işçilerin katılımıyla gerçekleşeceğine inanıyoruz.

Yeni sol parti devrimcilerin bulduğu bir proje değildir. Küresel sermayenin girdiği krize karşı dünyada gelişen ant-kapitalist hareketin ortaya çıkardığı bir ihtiyaçtı. Türkiye bu basıncın dışında değildir. ÖDP ve Türk aydınları bu basınçtan az veya çok etkilenmişlerdir. Bugün yeni bir sol parti arayışı bunun sonucunda ortaya çıkmıştır. Türkiye’de yerel örgütlenen anti-kapitalist sivil inisiyatiflerin bu sürecin örgütlenmesini hızlandırdıklarını görmeliyiz. Türkiye’nin kendine özgü siyasal sorunları olarak öne çıkan; Kürt ulusal sorunu, askeri darbe tehdidi ve yukardan örgütlenmeye çalışılan milliyetçi cephe sınıf mücadelesinin sertleştiği alanlardır. Dolaysıyla yeni parti bu iki zemin üzerine ihtiyaç olarak belirmiştir.

Sonuç olarak devrimci sosyalistler bu yeni kitlesel sol partinin içinde olmalıdırlar. Bu partinin bir kanadını ama güçlü bir kanadını oluşturmalılar. Bugün öne çıkan ihtiyaç bu. Mücadele geliştikçe yeni ihtiyaçlar çıkacaktır şüphesiz, ama önümüze çıkacak ihtiyaçlara yanıt vermek içinde bu surecin içinde olmak gerekir. Derenin yönünü değiştirmek istiyorsak suya girmeniz gerekir.


Yorum yapın

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Kategoriler

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.